Kuzu Kulağı Otu
0224 224 1010- 0543 224 1010

: 0224 224 1010- 0543 224 1010

Türkiye'nin en büyük Şifa Kütüphanesine Hoşgeldiniz!


Saf Nitelikli bitkisel yağ gurupları
»Saf Yağ Karışımları
»Hayvansal Yağlar
»50 ml`lik cam şişe Saf Yağlar
»»Tüm Ürünler...
Şifalı Bitkiler gurupları
»Bitki karışımları
»Bitki kökleri
»Bitki kabukları
»»Tüm Ürünler...
Baharat gurupları
»100 Gr lık Baharatlar
»Sucuk Baharatı ve Bağırsak
»1 kg lik Baharatlar
»»Tüm Ürünler...
Macun gurupları
»Osmanlı Macunları
»Aktarland Macunları
»Diğer Macunlar
»»Tüm Ürünler...
Bitkisel Kapsüller ve tabletler
»Nature`s Garden
»»Tüm Ürünler...
Doğal bakım gurupları
»Doğal Cilt Bakım Ürünleri
»Doğal Saç bakım Ürünleri
»Doğal Yararlı karışımlar
»»Tüm Ürünler...
Pekmez ve Nektar gurupları
»Andız pekmezi
»Keçi boynuzu pekmezi
»Keçi boynuzu nektarı
»»Tüm Ürünler...
Ginseng ve reishi gurupları
»Ginseng Ürünleri
»»Tüm Ürünler...
Tuz gurupları
»Kaya Tuzu Rafine edilmemiş
»Himalaya Tuzu Parça
»Deniz Tuzu
»»Tüm Ürünler...
9 Hayat Çayı Gurubu
»9 Hayat çayı 9 ayrı bitki
»9 hayat Çayı Bitkileri
»9 hayat çayı 125 gr lık
»»Tüm Ürünler...
Açlık otu gurubu
»Açlık otu 1 paket
»Açlık otu 6 paket
»Açlık otu 12 paket
»»Tüm Ürünler...
Osmanlı Bala hatun şerbeti
»Bala hatun şerbeti 200 gram x 1
»Bala hatun şerbet 200 gram x 3
»Bala hatun şerbet 200 gram x 5
»»Tüm Ürünler...
Sağlık deposu yağlar (inceleyiniz)
»Çörek otu yağı
»Keten tohumu yağı
»Ceviz Yağı
»»Tüm Ürünler...
Doğal yapım Sirke gurupları
» Doğal Yapım Hakiki sirkeler
»»Tüm Ürünler...
Potency + 18 gurubu
»Bitkisel cinsel performans ürünleri
»Summit Chocolate
»Chaos-man
»»Tüm Ürünler...
Ballar ve Arı Ürünü gurubu
»Ballar
»Polen
»Arı sütü
»»Tüm Ürünler...
Aktarland tavsiyeleri
»»Tüm Ürünler...
Şampuan gurubu
»Demosin Şampuan
»Aktarland şampuan eksta ektra
»»Tüm Ürünler...
El cilt beden Bakım gurubu
»GreenStore lekesil krem
»»Tüm Ürünler...
Hurma ve Hurmadan mamuller
»»Tüm Ürünler...

Bu sitedeki bilgiler tavsiye niteliğinde olup tedavi amaçlı değildir. Uygulamaların sorumluluğu site sahibine ait değildir. Sağlık sorunlarınız için mutlaka bir hekime danışınız..Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikayetiniz ne olursa olsun, buradaki bilgiler ile kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Buradaki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur. Sadece bilgilendirme amaçlı paylaşılmış yazılardır. Devamı...

Kuzu Kulağı Otu

kuzu kulağı ve kuzu kulağının faydaları
kuzu kulağı ve kuzu kulağının faydaları
30-100 cm boylarında, çok yıllık, otsu bir bitkidir. Uzun, demir mızrak formunda, tabanda sivri iki kulakçığı olan, yeşil-koyu kırmızı ve parlak yaprakları vardır, içerdeki yapraklar uzun saplıdır. Yapraklar kış tam bitmeden, doğrudan; ince köklerle beslenen siyahımsı esmer sürünücü bir köksaptan (rtzom) çıkar. Dik, dallara ayrılan yapıda, çizgili, içi boş, kırmızımsı gövde ya da gövdeler yapraklardan epey sonra ortaya çıkar. {Gövdeye doğup büyüdüğüm Ege dağ köyünde “cirt” denir: Kurttutan-Salihli.)

Gövdenin uçlarında da, mayıs-ağustos aylarında başaksı, pembe çiçekler açar. Bunlar nektarsızdır, ne arıları, ne de diğer böcekleri çeker, çiçektozları (polen) rüzgârlarla taşınır.

Meyveleri 1.5 mm uzunluğunda üç köşeli kapçıklar halindedir.Bitkinin anayurdu Avrupa’dır, burada ve ılıman bölgelerde kendiliğinden

yetişir. Kalkerli olmayan toprakları sever. Genel olarak 1800 metre, Anadolu’da 2200 metre yüksekliğe kadar olan orman kenarlarında, dere ve vadi yamaçlarında, nemli ve gölge yerlerde kendiliğinden yetişir.

Kuzukulağı, Laponya’da da peynir yapımında maya olarak kullanılır. Şapla karıştırarak sarı-yeşil bir tentür de elde edilir.Geleneksel Hint ve Çin tıbbı Ayurveda’da tıbbi olarak kabul edilmez. Ancak Mısır’da Antikite’den (İÖ 6.- İS.3.yy) günümüze geleneksel mutfağın bir parçasıdır. Romalılar için çok sert bir lezzetti, Plautus (İÖ 254-184) onun için “kimi zevksiz mutfaklarda yer alır” gibi bir şeyler söyler.

Kuzukulağı yüzyıllarca kırlardan toplanan bir bitkiyken, Ortaçağ’da (5-15. yy) kültürü yapılmaya başlanır ve Fransız mutfağına girer. Ortaçağ, kuzukulağın altın çağı olur. A. Mizauld, 1587′de kuzu kulağından çorba yapıldığını, salatalara lezzet verdiğini, et yemeklerine lezzet verici sos yapıldığını, iştah açtığını, onsuz bir şölen düzenlenemeyeceğini yazar.17. yy’da kendi özel tarihinin doruğuna ulaşır, kuzukulağı artık bir besin olduğu kadar tıbbi bir bitkidir de, bu durum günümüze kadar sürer gelir.

Alerji verici bir poleni (çiçektozu) olduğu halde, ekşi yaprakları sebze ya da ıtırlı bitki olarak kullanılır. Çiğ olarak taze yaprakları ve genç sürgünleri salatalara hoş bir koku ve lezzet katar. Tereyağında öldürülerek ya da suda haşlanarak da çorbalara, omletlere, balık ve yağlı et yemeklerine eklenir.

Soğan ve patatesle birlikte hoş bir çorbası olur. Balık dolması yapılır.Körpe yapraklar ıspanak gibi pişirilerek de yenir. Yapraklar koparıldıkça, yerine yenileri çıkar.

Soğuk şekerli suya eklenerek serinletici bir içecek de elde edilebilir. Kuzukulağının bileşiminde tanenler, asitler, potasyum, fosfor, kalsiyum, bakır, demir, iyot, magnezyum, manganez, sodyum, kükürt ve çinko gibi mineraller, A, C, E ve B grubu vitaminleri bulunur.

İştah açıcı, idrar artırıcı, böbrekleri çalıştırıcı, kan temizleyici, yumuşatıcı, sindirim kolaylaştırıcı, spazm çözücü, iskorbüt iyileştirici, güçlendirici, antioksidan ve cilt rahatsızlıklarını iyileştirici etkiler gösterir  idrar artırıcı etkiyi elde etmek için bitkinin tohumları ya da kökü kaynatılıp içilir.

Genel etkileri elde etmek için körpe yaprakların doğrudan ya da salata yapılarak yenmesi yeterlidir. Yaprakların derinleşmesiyle elde edilen çay bitkinliğe ve güneş çarpmasına da iyi gelir.Sivilceler için dışardan lapa olarak uygulanır. Uyuz ve benzeri cilt rahatsızlıkları için de tohumlar ve kökler kaynatılıp dışardan uygulanır.

50 gram kökün 1 litre (5 bardak) kaynar suyla demlenip içilmesi durumunda safra ve idrar söktürücü, ateş düşürücü etkiler elde edilir.

Yapraklarından 50 gramının 1 litre (5 bardak) suda kaynatılmasıyla elde edilen sıvıyla diş ağrısı için gargara yapılabileceği gibi, bu sıvı cilt rahatsızlıklarında dışardan da uygulanabilir

Yaralara, güneş yanıklarına, sivilce, egzama ve sedef lekelerine, taze yapraklar lapa olarak sarılır.

Dikkat, oksalik asit oranının yüksekliğinden dolayı kuzukulağını aşırı yemekten kaçınmak gerekir! Ayrıca böbrek taşı olanlar, karaciğer (hepatique) ve eklem hastalığı (arthrite) olanlar kuzukulağı yememelidir.

Türkiye’nin hemen hemen her yerinde özellikle de Tokat’ta yetişen bu harika ot, nemli, killi ve kumlu toprakları, gölgelik ve serin yerleri sever. Tarlalarda, çayır ve meralarda, ağaç gölgelerinde yetişir. Çiçeklenmeden önce toplanır. Bahar aylarında yetişen ve ekşimsi, mayhoş bir tadı olan kuzukulağı otu unutulmaya başlandı. Ülkemizin aksine, kuzukulağının birçok çeşidi Avrupa’da bahçelerde özel olarak yetiştirilmekte ve bol bol tüketilmektedir.

Köklerinden yapılan çay idrar artırıcı, safra söktürücü ve ateş düşürücüdür. Yapraklarından yapılan lapa ise çıbanların olgunlaşmasına yardımcı olur. Bol miktarda C vitamini ihtiva eden kuzukulağı, diş etlerinin çekilmesine ve sık sık kanamasına, ileri safhalarda ise dişlerin dökülmesine yol açan ve vücutta genel bir zayıflamaya sebep olan iskorbit hastalığına karşı oldukça etkilidir. Ayrıca demir ve fosfor gibi mineraller yönünden de zengindir.

Kuzukulağı, ekşi tadından dolayı salatalarda bolca kullanılır. Çorbalarda ve böreklik karışımlarda da kullanılır. Ayrıca ıspanak gibi, pirinçli yemeği de yapılır. Salatası ve kuzukulağı ile yapılan çiğ köfte de sevilerek yenmektedir.

Kuzu kulağı, Tokat’ta özellikle Nisan ve Mayıs ayı aralığında bolca yetişmekte ve önce İstanbul’a ve sonrasında da Fransa’ya götürülen bol proteinli bir gıda maddesi idi.

Kuzu kulağının halk arasında sıra ebemekşisi, ekşilik, ekşimik, turşu otu gibi isimleri de var.
 

Eklenme Tarihi : 24.08.2013 ¦ Okunma Sayısı : 1.132